Search

You searched for: Content Type Special Report Remove constraint Content Type: Special Report Publishing Institution Sakarya University (SAU) Remove constraint Publishing Institution: Sakarya University (SAU) Political Geography Turkey Remove constraint Political Geography: Turkey Publication Year within 25 Years Remove constraint Publication Year: within 25 Years
Number of results to display per page

Search Results

  • Author: Kemal İnat, Muhittin Ataman, Açılım Kitap
  • Publication Date: 12-2015
  • Content Type: Special Report
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: 2015 yılında Türkiye’nin Ortadoğu politikasında yaşanan gelişmelerin ele alındığı bu yazıda, Türkiye’nin özellikle kendisini çok yakından ilgilendiren Ortadoğu sorunları konusundaki yaklaşımı analiz edilmiştir. Bu çerçevede Suriye ve Irak sorunları konusunda Türkiye’nin politikası açısından önem arz eden gelişmeler incelenmiş ve bu gelişmelerin Türkiye’nin İran gibi bölge ülkeleriyle ilişkilerine etkisi analiz edilmiştir. Aynı şekilde söz konusu sorunların Türkiye’nin ABD, Rusya ve Avrupa Birliği gibi küresel güçlerle ilişkileri açısından ne tür etkilerde bulunduğu da ele alınmıştır. Son olarak Türkiye ile Ortadoğu ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkiler de makale çerçevesinde incelenmiştir. | In this paper, which analyzes the Turkish foreign policy initiatives regarding the Middle East in 2015, the focus particularly lies on events that are of great importance for Turkey. In this framework Ankara’s policies towards the Iraq and Syria problems are examined and also its effects on Turkey’s relationship to regional states like Iran are matter of analysis. Also the question of how these problems influence Turkey’s affairs with international actors like the USA, Russia and the European Union, is tried to be answered. Finally, the study explores economic ties between Turkey and the Middle East countries.
  • Topic: Foreign Policy, Economics
  • Political Geography: Iraq, Iran, Turkey, Syria
  • Author: Fatma Zehra Toçoğlu
  • Publication Date: 12-2015
  • Content Type: Special Report
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Bu çalışmada Avrupa Birliği’nin Ortadoğu’ya olan ilgisi ve bu bağlamda Filistin-İsrail meselesine yaklaşımı incelenmektedir. Avrupa Birliği’nin kuruluşuna kısaca değinildikten sonra dış politika konusunda yapmış olduğu çalışmalar ele alınacaktır. AB’nin genişleme sürecinden sonra komşuları ile güçlü ilişkiler kurmak için oluşturduğu Avrupa Komşuluk Politikası birimi ile sınırları dışındaki bölgelere olan ilgisi artmış, Filistinİsrail çatışmasında ortak bir dış politika belirleme çabasında olmuştur. AB kendisi için siyasi, stratejik ve ekonomik nedenlerden dolayı daima önemli bir bölge olarak gördüğü Ortadoğu ve özelde Filistin konusunda özel politikalar geliştirmiştir. Son zamanlarda Avrupa Birliği üye ülkeleri Filistin’i devlet olarak tanımayı gündemlerine aldı. Bu çerçevede makalede Avrupa Birliği’nin Filistin politikasının ekonomik ve siyasi yaklaşımları ortaya konulacaktır. | In this article, the question of how the EU is established and what kind of studies the EU undertook concerning foreign policy so far, is briefly discussed. The interest of the European Union in the Middle East is examined regarding the approach of the Palestinian - Israeli conflict. After the enlargement process, the EU has increased its interest in areas outside the borders of the EU Neighborhood Policy in order to build strong relationships with its neighbors and made efforts to define a common policy for the Palestine-Israel conflict. The EU developed particular policies for the Palestinian issue and the Middle East that are sprung from political, strategic and economic reasons. Recently, some EU member states put the recognition of the state of Palestine on their agenda. In this context, the EU’s approach toward the historical process of Palestine and the Palestinian issue is explored in this article.
  • Topic: Foreign Policy, Diplomacy, European Union, Conflict
  • Political Geography: Europe, Turkey, Middle East, Israel, Palestine
  • Author: Talip Küçükcan
  • Publication Date: 12-2015
  • Content Type: Special Report
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Campbell’ın ‘”çifte dışlama” (double exclusion) kavramsallaştırmasından yola çıkarak, dış politikanın içeride işlerlikte olan iktidar ilişkilerinin bir uzantısı olduğunu savunan bu çalışma, Erbakan dönemi iktidar ilişkilerine odaklanarak bu dönemin dış politikasını incelemektedir. Bu noktada Refah Partisi’nin Kemalizm’in sacayakları olan laiklik, ulus-devlet ve Batıcılık ilkelerini yerinden edici söylem ve pratikleri incelenecek ve bu dönem dış politikasının Kemalist yerleşiklerin iç siyasetteki tutunma alanları üzerindeki iç politik mücadelenin bir parçası olduğu gösterilmeye çalışılacaktır. Bu anlamda bilhassa Refah Parti iktidarının ilk aylarını fazlasıyla meşgul eden Libya konusu analiz edilecek ve konunun söz konusu iki blok arasındaki mücadelede hangi söylem ve pratikler çerçevesinde nasıl bir temsile oturtulduğuna bakılacaktır. | With reference to Campbell’s ‘double exclusion’ conceptualization, considering foreign policy as a continuation of domestic power struggle, this paper focuses on Turkish foreign policy while particularly taking into account the domestic power struggle in Erbakan’s first period. At this point, the paper analyzes the Welfare Party’s discourses and practices which are adverse to Kemalism’s trivet -secularism, nationstate and Westernism- and tries to show that foreign policy in this period is a part of a domestic struggle. In this sense, especially the Libya case which had exceedingly occupied the first months of the Welfare Party rule, is analyzed. A part of this analysis is also the question of how this issue is represented while taking a deeper look at the discourses and practices within the mentioned two blocks.
  • Topic: Foreign Policy, Islamism, Welfare, Political Parties, Identity
  • Political Geography: Turkey, Middle East, Libya
  • Author: Rıdvan Kalaycı, Recep Tayyip Gürler
  • Publication Date: 12-2014
  • Content Type: Special Report
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Irak için 2014, birçok alanda kaosun, krizin ve şiddetin hüküm sürdüğü bir yıl olmuştur. IŞİD’in saldırıları, muhalif Sünnilerin hükümete karşı silahlanması, Şii milislerin savaşa aktif olarak geri dönmesi ve ABD öncülüğündeki koalisyon saldırıları nedeniyle Irak toprakları tam bir savaş alanına dönmüştür. Hem çatışmalar hem de düşen petrol fiyatları nedeniyle Irak ekonomisi 2014 yılında da beklenen gelişmeyi gösterememiştir. Diğer yandan gergin bir atmosferde gerçekleşen 30 Nisan parlamento seçimlerinin ardından sekiz yıllık Nuri el-Maliki dönemi sona ermiş ve Haydar el-Abadi başbakan olmuştur. Yeni yönetimle birlikte Ankara ile Bağdat arasındaki resmi temaslar da hızlanmış ve ilişkiler gelişmeye başlamıştır. | 2014 was a year of chaos, crisis and violence in many areas for Iraq. Because of ISIS’s attacks, arming of opponent Sunnis, returning of Shiite militias to struggle actively and the US-led coalition attacks, Iraq territories were transformed into a battlefield. Due to these conflicts and falling of oil prices, Iraq’s 2014 economy was worse than the previous year. On the other hand, as a result of April 30 general elections, eight year Maliki government ended and Haydar Abadi rulership began. Thanks to new government in Iraq, official visits increased and relations between Ankara and Baghdad began to develop.
  • Topic: Government, Islamic State, Conflict, Militias
  • Political Geography: Iraq, Turkey, Middle East
  • Author: Göktürk Tüysüzoğlu
  • Publication Date: 12-2013
  • Content Type: Special Report
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Kendi kimliklerine eklemlenmiş birer ulus devlete sahip olmayan Kürtler ve Beluciler, konumlandıkları coğrafyalar itibarıyla bölgesel dengeleri derinden etkileme kapasitesine sahip iki halk olarak görülmelidir. Toplumsal yapıları, bağlı bulundukları ülkelerin ulusal kimlik vurgularını reddetmeleri, siyasal/yönetimsel vurgularının sınır aşan bir nitelik taşıması ve ulusçuluk girişimini yönlendiren iki ayrı çizginin bulunması gibi hususlar, bu iki halkın ulusçuluk girişimlerini benzer kalıplar içerisinde değerlendirmeyi kolaylaştıran en önemli unsurlardır. Diaspora etkinliği, medya unsuru, uluslararası farkındalık ve konjonktürel vurgu ise iki ulusçuluk girişimi arasındaki farklılıklar olarak betimlenebilir. Toplumsal altyapıya vurgu yapan geleneksel aktörler ile seküler eksende ele alınması gereken örgütler arasında süregelen rekabet ise, ulusçuluk girişimlerinin yekvücut ve daha etkin bir şekilde ortaya konmasını zorlaştırmaktadır. Kürt ulusçuluğunun son dönemde elde ettiği kazanımlar ve bu halkın geleceğine dair gelecek öngörüleri, oldukça benzer bir toplumsal/siyasal/tarihsel altyapıya sahip olan Beluciler için de bir emsal teşkil edebilecektir. | Kurds and Balochis do not have a state that could be articulated into their own identities. Also they would be seen as nations that have the capacity to affect the regional outlook which they are located. Factors like societal structure, denial of the national identity formation of the states that they live, transboundary character of their societal/ administrative demands are the most important elements that ease to evaluate the nationalist motives of Kurds and Balochis within similar pattern. Efficiency of diaspora, use of media, international awareness and conjuncture could be portrayed as the differences between these nationalist initiatives. Rivalry that continues between the traditional actors that stresses the societal base and the organizations which must be dealt as secular nationalist obstructs the effectiveness and concreteness of the nationalist demands of Kurds and Balochis. Acquisitions that the Kurdish nationalist movement achieves recently and the foresights that oriented towards the future of Kurds could constitute a precedent for the Balochis, who own a similar societal/ historical/political substructure.
  • Topic: Nationalism, Political Parties, PKK
  • Political Geography: Pakistan, South Asia, Turkey, Middle East, Kurdistan
  • Author: Ali Balcı, Tuncay Kardaş
  • Publication Date: 12-2012
  • Content Type: Special Report
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Bu çalışmanın amacı şu sorulara cevap aramaktır: Ortadoğu’da düşük profilli bir politika izleyen Türkiye’nin 1990’larda İsrail devleti ile güçlü bir stratejik ittifak ilişkisi kurması nasıl mümkün olmuştur? Sonrasında bunun tersine iki ülke arasında 1990’lardaki benzersiz ve pozitif ilişkilerin yerini 2000’lerde neden düşmanca bir ortam almıştır? 1990’lar ile 2000’lerdeki ilişkilerin arasındaki bu fark nasıl açıklanabilir? Bu soruları cevaplamak için makale Kopenhag Okulu’nun “güvenlikleştirme” kavramını kullanmaktadır. Bu yaklaşım sadece Türkiye-İsrail ilişkilerindeki farklı dönemlerin özelliklerini resmetmeye yardımcı olmamakta, aynı zamanda politik anlamda sivil-asker ilişkilerinin dış politika yapımındaki etkisini vurgulamaya da imkân sağlamaktadır. | The present study seeks to answer the following questions: How was it possible that a state such as Turkey, which had until then pursued a low-profile policy in the Middle East, has able to forge a bold strategic alliance with the state of Israel in the 1990s? Conversely then, why was the unparalleled and positive nature of relations in the 1990s replaced by a hostile and toxic nature in the first decade of the 2000s? How can this difference in the relations between the 1990s and 2000s be explained? To answer such questions, this article uses the Copenhagen School’s theory of securitization. This approach not only helps to illustrate the characteristics of different periods in Turkish-Israeli relations, it also helps to highlight the specificity of the politics of civilmilitary relations in foreign policy making.
  • Topic: Security, Government, Military Strategy, Bilateral Relations
  • Political Geography: Turkey, Middle East, Israel