Search

Number of results to display per page

Search Results

  • Author: Arif Yıldız, Tuncay Yılmaz
  • Publication Date: 12-2020
  • Content Type: Journal Article
  • Journal: Bilgi
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Kamuda iç denetim, iç denetçiler tarafından yürütülmekte, yeterli sayıda denetçisi olan kurumlarda ayrı iç denetim birimleri ve iç denetim birim başkanları bulunmaktadır. İç denetimin kuruma değer katabilmesi konusunda iç denetçilerin mesleki yeterliliği, karakteri ve motivasyonu çok önemlidir. İç denetçilerin temel ürünleri olan raporlamalar ile raporun içerisinde yer alan bulguların ve önerilerin yeterliliği, her ne kadar analizlere dayansa da iç denetçinin yargı ve kanaatlerinin bir sonucudur. Motivasyonu yüksek olan bir iç denetçi, daha doğru bulgular tespit edebilecek, daha uygulanabilir ve yerinde öneriler sunabilecek ve kuruma daha fazla değer katacaktır. Bu çalışmada, iç denetçilerin kariyer yolu incelenerek 2020 yılı mart ayında Bakanlıklarda görevli iç denetim birim başkanları ile yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar sonucunda iç denetçilerin motivasyonları üzerinde etkili olan hususlara değinilmiştir. Sonuç olarak; teşkilat kararnamesinde iç denetim biriminin yer almaması, iç denetim birim başkanlarının statüsü, iç denetimin kurumdaki yeri, yönetici desteği, iç denetçilerin kariyer yolu, kültürel yapı, teftiş kurullarının yapısı ve ilişkisi, ilk iç denetçilerin müfettiş veya kontrolör kökenli olmaları başlıkları altında toplanan konuların iç denetçilerin motivasyonu üzerinde etkili olduğu değerlendirilmiştir.
  • Topic: Employment, Public Sector, Audit
  • Political Geography: Turkey
  • Author: Mesut Özcan, Sinan Balta
  • Publication Date: 06-2020
  • Content Type: Journal Article
  • Journal: Bilgi
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Dünya nüfusu hızla yaşlanmaktadır. 2019 yılı itibariyle dünyadaki yaşlı nüfus oranı %9,3’tür. Türkiye ise %9,1’lik yaşlı nüfus oranı ile dünya ortalamasına yaklaşmış durumdadır. TÜİK projeksiyonlarına göre Türkiye’de yaşlı nüfus oranının 2023 yılında %10,2’ye, 2030 yılında %12,9’a, 2040 yılında %16,3’e, 2060 yılında %22,6’ya, 2080 yılında ise %25,6’ya yükseleceği öngörülmektedir. Bu nüfus projeksiyonu hızla yaşlanan nüfusa yönelik sosyal politikaların önemini ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda yaşlı nüfusa yönelik sosyal sigorta, sosyal yardım ve sosyal hizmet politikalarına duyulan ihtiyaç artmaktadır. Bu çalışmada hızla yaşlanan Türkiye nüfusuna dikkat çekilerek, Türkiye’de yaşlılara yönelik uygulanan güncel sosyal politikaların kapsamı hakkında bilgi verilmektedir.
  • Topic: Aging, Social Services, Public Service
  • Political Geography: Turkey, Middle East
  • Author: Musa Ozturk
  • Publication Date: 06-2020
  • Content Type: Journal Article
  • Journal: Bilgi
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: İşsizlik bütün toplumların üstesinden gelmeye çalıştığı öncelikli ve önemli bir sorundur. İşsizlik, bir taraftan ülke ekonomisinin âtıl kapasitede çalışıyor olmasını göstermesi diğer taraftan da psikolojik, sosyal, ekonomik ve politik yönler barındırıyor olması bakımından çok boyutlu bir kavramdır. Bu nedenle işsizlik ve etkileri çok farklı disiplinlerce sürekli incelenmektedir. Çalışma kapsamında, finansal liberalizasyon sonrasında Türkiye’de ekonomik büyümenin işsizlik türleri üzerindeki etkisi Okun Yasası ve istihdamsız büyüme hipotezi merkezinde incelenmektedir. Veriler Dünya Bankası veri tabanından derlenmiştir ve 1988-2018 yıllarını kapsamaktadır. İşsizlik oranları olarak; toplam, erkek, kadın, genç, genç-erkek ve genç-kadın verileri ele alınmaktadır. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi Hatemi-J ve E. Roca tarafından geliştirilen asimetrik nedensellik testiyle incelenmektedir. Elde edilen sonuçlara göre; içsel ve dışsal nedenlerden kaynaklanan ekonomik şoklar işsizlik serilerinde yapısal kırılmalara neden olmakta ve da histeri etkisinin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Değişkenler arasında asimetrik ilişki vardır. Ekonomik büyümenin artması, genel, genç ve kadın işsizlik oranlarında azalmaya neden olmaktadır ve Okun Yasası bu seriler için geçerlidir. Ekonomik büyümeden genel erkek ve genç erkek işsizlik oranları için istihdamsız büyüme yaklaşımı öne çıkmaktadır. Sonuç olarak; -diğer şeyler sabitken- Türkiye’nin bir taraftan histeri etkisini gidermek diğer taraftan da işsizlik oranlarını düşürmek için ekonomik büyümeyi destekleyici mahiyetteki makroekonomik politikalara yönelmesi gerektiği düşünülmektedir. | Unemployment is a preferential and important problem for all societies to overcome. Unemployment causes loss in the economic potential and in addition to this, unemployment has psychological, social, economic, and political aspects, so the problem becomes multidimensional. In this study, the effect of economic growth on the types of unemployment is examined in the scope of Okun's Law and Jobless Growth hypothesis. The data was compiled from the World Bank database and covers the years 1988-2018. As unemployment rates; total, male, female, youth, young-male, and young-female data are taken. After unit root tests, the causality relationship between the variables is examined with the asymmetric causality test developed by Hatemi-J and E. Roca. According to the results obtained; internal and external economic shocks cause structural breaks and so hysteresis effect becomes valid on the unemployment series. There is an asymmetrical relationship between the variables. Economic growth causes a decrease in general, youth, and female unemployment rates and Okun's Law is valid to these series. The Jobless growth approach applies for relations from economic growth to general-male and young-male unemployment rates. As a result; Turkey may/should apply macroeconomic policies focused on economic growth in order to eliminate hysteresis effect and reduce unemployment rates.
  • Topic: Globalization, Labor Issues, Economic Growth, Unemployment
  • Political Geography: Turkey, Middle East
  • Author: Hamza Al
  • Publication Date: 06-2020
  • Content Type: Journal Article
  • Journal: Bilgi
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Türkiye, 2017 yılında, 1876 yılından beri uygulamada olan Parlamenter hükümet sistemine son vererek, Başkanlık sistemine geçti. Uzun süreden beri yaşanan politik, ekonomik ve toplumsal sorunlar, Başkanlık sistemine geçişin gerekçesi olarak sunuldu. Parlamenter sistemden Başkanlık sistemine geçiş sürecinde, yeterli olmasa da, konu tartışıldı. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da baskın iki görüş ortaya çıktı. Başkanlık sisteminden yana olanlar, genellikle Türkiye’de yürürlükteki Parlamenter sistemin sonuçları üzerinden konuya yaklaştılar. Parlamenter sistemden yana olanlar ise Başkanlık sisteminin özellikle Latin Amerika’daki uygulamaları üzerinden konuyu ele aldılar. Artık Türkiye, Başkanlık sistemine geçtiğine göre yapılması gereken, Başkanlık sisteminin zayıf noktalarına ve yürürlükteki Cumhurbaşkanlığının eksiklerine odaklanmaktır. Böylece yürürlükteki sistem, daha güçlü hale gelebilir ve sistemden kaynaklanan sorunlar bir nebze olsun giderilebilir. Bu bağlamada çalışmada, hükümet sistemlerinin doğuşu, aralarındaki farklar, yaygınlıkları ele alındıktan sonra Başkanlık sisteminin zayıf noktaları ortaya konularak yürürlükteki Cumhurbaşkanlığı sisteminin eksiklikleri üzerinde durulmuştur. Buna göre, daha önceki Hükümet sistemi gibi, yeni Hükümet sisteminin de zayıf halkası yasama organıdır. Bu bağlamda Türkiye, yasama organını güçlendirilerek, muhtemel sorunların üstesinden gelebilir.
  • Topic: Government, Politics, Presidential Elections
  • Political Geography: Turkey, Middle East
  • Author: Esat Pinarbaşi
  • Publication Date: 06-2020
  • Content Type: Journal Article
  • Journal: Bilgi
  • Institution: Sakarya University (SAU)
  • Abstract: Özet Bu çalışmada “kirli eller” kavramı siyaset felsefesinin en çok tartışılan konularından biri olan siyaset-ahlak ilişkisi çerçevesinde ele alınacaktır. Bu amaçla öncelikle deontolojik ve teleolojik ahlak anlayışlarına değinilecek daha sonra kirli eller kavramı örnekler üzerinden analiz edilecektir. Weber’in sorumluluk ahlakı dediği şeyin kirli eller kavramına benzerliği gösterilecek; kirli ellerin siyaset ahlak geriliminde bir orta yol olduğu Walzer’ın görüşleri bağlamında temellendirilecektir. Sonuç olarak Kavramın siyaset ve ahlak arasındaki gerilimi azaltan bir yönünün olduğu; ne deontolojik ne de teleolojik bakış açısı içinde değerlendirilemeyeceği gösterilecektir.
  • Topic: Politics, Morality
  • Political Geography: Turkey, Global Focus